Estrella Morente
Pedro Almodóvar’ın Volver filminde Penélope Cruz’un dudaklarından duyduğumuz o unutulmaz şarkının ardındaki ses, flamenkonun en etkileyici ve kendine özgü yorumcularından Estrella Morente, 13 yılın ardından İş Sanat’a dönerek İstanbullu dinleyicilerle tekrar buluşuyor.
Granada’nın Sacromonte semtinde, flamenko geleneğinin köklü bir ailesine doğan Estrella Morente, eşsiz sesi, sahne hâkimiyeti ve geleneği kendi özgür müzikal anlayışıyla yeniden yorumlama cesaretiyle bugün İspanya’nın en saygın flamenko şarkıcıları arasında yer alıyor. Sanatçının babası, flamenkonun sınırlarını şiir, rock ve farklı müzik türleriyle genişleten efsanevi şarkıcı Enrique Morente, annesi ise dansçı Aurora Carbonell. Dedesi gitarcı Montoyita’nın da yer aldığı bu müzikli ortamda büyüyen Morente, henüz yedi yaşındayken usta gitarcı Sabicas’ın eşliğinde şarkı söyledi; 16 yaşındayken Sierra Nevada’daki Dünya Alp Disiplini Şampiyonası’nın açılışında uluslararası izleyici karşısına çıktı. Genç yaşta profesyonel sahneye adım atan sanatçı, 2001’de yayımlanan ilk albümü Mi Cante y un Poema ile büyük bir çıkış yaptı. İspanya’da platin plak statüsüne ulaşan albüm, Peter Gabriel’in 1989’da kurduğu Real World Records tarafından uluslararası olarak yayımlandı; Gabriel’in de hayranlığını kazanan Morente böylece müziğini İspanya sınırlarının ötesine taşıdı. Özgün ve eklektik yaklaşımıyla dikkat çeken ikinci albümü Calle del aire ise altın plak kazandı. Kariyeri boyunca Viyana Konzerthaus, Oslo Uluslararası Festivali, Helsinki Dünya Müziği Festivali, Buenos Aires Festivali ve North Sea Caz Festivali gibi dünyanın önemli sahnelerinde konserler verdi.
Flamenkonun köklü cante geleneğini korurken tango, kopla, caz, rock ve elektronik müzik gibi farklı dünyalarla ilişki kuran Morente, yorumlarındaki beklenmedik melodik dönüşler ve tempo değişimleriyle flamenkonun geleneksel formlarını çağdaş müzikal anlayışlarla birleştiriyor. Flamenkonun yanı sıra María Callas ve Montserrat Caballé gibi büyük şancılardan da ilham alan sanatçı, bu çok yönlü müzikal birikimini farklı türler ve ifade biçimleri arasında özgürce dolaşan bir yorum anlayışına dönüştürüyor. Pedro Almodóvar’ın Volver filmindeki yorumu onu dünya çapında daha geniş bir izleyici kitlesiyle buluştururken, Carlos Saura’nın Iberia ve Flamenco, flamenco filmlerindeki performansları da sinemayla kurduğu yakın ilişkinin örnekleri oldu. Federico García Lorca ve Manuel de Falla’nın eserlerini seslendirdiği çalışmalarda ise flamenko ile klasik müzik arasındaki bağları araştırdı.
Eleştirmenlerin özellikle sesindeki ifade zenginliği, vokal çeşitliliği ve sahne hâkimiyetine dikkat çektiği Morente, Ondas Ödülü ve İspanya Müzik Ödülü gibi önemli ödüllerinin yanı sıra Endülüs Madalyası’na da sahip. Son dönemde ise sanatçı, flamenko köklerini çağdaş cazın olanaklarıyla buluşturduğu De Estrella a Estrellas projesiyle müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Nina Simone, Édith Piaf ve Chavela Vargas gibi kendisine ilham veren büyük kadın sanatçılara seslenen bu yeni çalışma, Morente’nin geleneğe bağlılığını korurken farklı müzikal dünyalara açılma arzusunun da yeni bir örneğini oluşturuyor. Bugün Estrella Morente, babası Enrique Morente’nin yenilikçi mirasını sürdüren bir sanatçı olmanın ötesinde, flamenkonun yaşayan ve dönüşen diline kendi sesini katan özgün bir yorumcu olarak yoluna devam ediyor.