Paco Peña Flamenko Dans Topluluğu: Solera
Paco Peña konsept
Jude Kelly reji
Fernando Romero koreografi
Paco Peña, Dani de Morón beste
Ara dâhil 130’
Flamenko gitarın yaşayan efsanesi Paco Peña, kendi adını taşıyan topluluğuyla İş Sanat’a konuk oluyor. Eleştirmenlerin “büyüleyici” (Culture Whisper), “sansasyonel” (The Times), “mükemmel harman” (Bachtrack) sözleriyle övdüğü Solera, flamenko gösterilerinde alışılmadık bir yapıyla izleyici karşısına çıkıyor: Gösterinin ilk yarısı bir prova sürecini, ikinci yarısı ise tamamlanmış bir tablao performansını sahneye taşıyor. Peña’nın yanı sıra iki gitarcı, bir perküsyoncu, iki şarkıcı ve üç dansçıdan oluşan dokuz kişilik kadro, bu iki farklı dünyanın arasında dönüşen bir flamenko deneyimi sunuyor.
İlk solo konserini henüz 12 yaşındayken veren Paco Peña, kısa sürede doğduğu Córdoba’nın sınırlarını aşarak uluslararası bir kariyere uzandı; bugün Royal Albert Hall, Concertgebouw ve Carnegie Hall gibi dünyanın önde gelen konser salonlarında sahneye çıkmış, flamenko gitarın kendine özgü ses dünyasını geniş kitlelerle buluşturmuş bir sanatçı. Gitarcı, besteci, dramaturg, yapımcı ve eğitmen kimliklerini bir araya getiren Peña, flamenkonun geleceğine yaptığı katkılarla da öne çıkıyor. 1960’ların sonunda Londra’ya taşındığında, henüz pek tanınmayan flamenkonun İngiltere’deki en önemli temsilcilerinden biri hâline gelen sanatçı, 1967’de Royal Festival Hall’da Jimi Hendrix ile aynı sahneyi paylaştı. 1981’de Córdoba’da kendi adını taşıyan flamenko merkezini kuran, 1985’te ise Rotterdam Konservatuvarı’nda dünyanın ilk flamenko gitar profesörlüğünü üstlenen Peña, 1970’ten bu yana bizzat seçtiği dansçılar, gitarcılar ve şarkıcılardan oluşan topluluğuyla flamenkoyu farklı sahne biçimleriyle buluşturan projeler gerçekleştiriyor.
Paco Peña Flamenko Dans Topluluğu, Londra’da Royal Festival Hall, Barbican ve Sadler’s Wells’teki sezon gösterilerinin yanı sıra Edinburgh, Adelaide, Amsterdam, Atina, Singapur ve Hong Kong’daki festival ve sahnelerde izleyicilerin karşısına çıkıyor. Flamenkoyu müzik ve tiyatroyla buluşturan yapımlara imza atan topluluğun önemli çalışmalarından biri, Peña’nın 1991’de prömiyerini gerçekleştirdiği Misa Flamenca oldu. Flamenko sanatçılarının yanı sıra klasik bir koronun yer aldığı eserin ardından Peña, Flamenco Requiem: In Praise of the Earth başlıklı, daha büyük ölçekli bir eser ortaya koydu. Solera ise Peña’nın 2002’den bu yana yakın işbirliği sürdürdüğü ünlü yönetmen Jude Kelly ile yedinci projesi. Kelly’nin yönetiminde, Fernando Romero’nun koreografisi ve Peña ile gitarcı ve besteci Dani de Morón’un müzikleriyle şekillenen gösteri, geleneksel tablao’yu tiyatronun olanaklarıyla yeniden yorumluyor.
Flamenko, yazılı bir gelenekten ziyade kuşaktan kuşağa aktarılan; geçmişin büyük ustalarından devralınan birikimin genç sanatçıların enerjisi ve yenilikçi yaklaşımıyla her yeni yorumda zenginleştiği canlı bir sanat. İsmini, İspanyol şarapçılığında genç ve yıllanmış şarapların özelliklerini bir araya getirerek en nitelikli harmanı elde etmeye dayanan geleneksel solera yönteminden alan gösteri de bu fikri sahneye taşıyor: deneyimli sanatçılarla genç yeteneklerin buluşması, birikimin aktarılması ve yeni ifade biçimlerinin doğması. İlk yarıda seyirci, sanatçıların bir prova için bir araya gelişine tanıklık ediyor; gündelik kıyafetler içindeki müzisyen ve dansçılar, birbirlerinin hareketlerine ve seslerine karşılık vererek çalışıyor. İkinci yarıda ise bu ham ve spontane süreç yerini ışık, kostüm ve sahne düzeniyle tamamlanan bir tablao’ya bırakıyor. Böylece Solera, yalnızca flamenkonun müzik ve dansını değil, bir sanat geleneğinin deneyimden deneyime, kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını da sahnede görünür kılıyor.